18 Kasım 2012 Pazar

Neum ve Poçitel - 2.gün

Dubrovnikteki 2.günümüze sabahın 6:30 unda çalan oda telefonuyla uyandım..Arayan uyandırma servisiydi..Güne sabahın köründe başlıycaktık..Eeee gezmeye geldik dimi erken kalkmak lazım:)Ama yinede uykunun en tatlı yerinde ,telefon sesiyle uyanmak  sinir bozucuydu..Otel daha öncede dediğim gibi oda kahvaltı olduğu için sabah 7 de kahvaltıya gittik..Oteldeki kahvaltı iyidi..Yani omlet,peynir,zeytin,domates salatalık,tereyağ kaymak, bal, reçel çeşitleri ,herşey vardı..Ama gel gelelim öyle birşey vardiki ,zor kahvaltı ettim..Kahvaltımı mahveden şey ise;Domuz eti kızartması..Hep duyardım çok ağır koktuğunu ama bukadar kötü bir koku olduğunu asla tahmin edemezdim..Otelde sadece Türkler yoktu.. Yunanlılar Japonlar gibi başka ülkelerden gelenlerde vardı..Ve kuyrukta o kızartmayı bekliyorlardı..Bense kahvaltı salonunun kokuyu en az hissedebilceğim en kuytu köşesinde, aceleyle yaptım kahvaltımı..Kahvaltı faslından sonrada saat 8 de otobüslerle, Mostara doğru yol almaya başladık..

 Dubrovnik Yeni Liman


Babin Kuk Oteller Bölgesi..



 
Otobüse bindiğimde biraz uyurum diye düşünmüştüm ama bu güzel manzaralar karşısında ne uyku kaldı ne bişey..Mest ola ola ,ilerledik yolda..Sonra denizin üzerinde bir sürü çiftlik gördük.Bizler balık çiftliği zannetmiştik ama İnci çiftlikleriymiş..

 
 
Sonrada ilk sınırımızı geçerek Hırvatistan topraklarını terk edip Bosna Hersek topraklarına girmiş olduk..

 
Virajlı dağ yollarından ilerliye ilerliye ,ilk durağımız olan  Neum şehrinde mola verdik..Neum şehri Hırvat toprakları arasında kalan ,Bosna Herseğin denize kıyısı olan tek şehridir.Deniz kıyısında olmasına rağmen limanı bulunmuyor..Dubrovniğe 65km Mostara 70 km mesafede...
Her nekadar harita üzerinde Bosna hersek topraklarında olsada nüfüsun %90 ını hırvatlar oluşturuyor ve dilleri ,yaşayışları hırvatların egemenliğinde..Neum şehri aynı zamanda bir tatil kasabası olduğu için yazları çok kalabalık oluyor..Hırvatistandan daha ucuz olduğu içinde yazın turistlerin ilk tercihleri arasında yer alıyor..
 

 



 
Neumdaki bir gazete bayisinde Süleyman'ın yani bizim ülkemizdeki "Muheteşem Yüzyıl "dizisinin kitabına ve aynı zamanda bulmaca dergilerinin üzerinde Hürrem Sultanın resmine rastladım..Bu beni şaşırtmadı çünkü ilk geldiğimiz günün akşamı televizyonu açtığımda, RTL kanalında Fatmagül'ün suçu ne, başka bir kanaldada Muhteşem Yüzyıl yayınlanıyordu..Yalnız Muhteşem Yüzyılın adını değiştirmişler Süleyman yapmışlar..Bu arada diziler Türkçe seslendirmeli,Hırvatça alt yazılıydı..Oyüzden büyük bir keyifle izledim iki diziyide..Rehberimize sorduğumda Türk dizilerine  Hırvatların inanılmaz ilgi duyduğunu söyledi..Anlaşılan dizilerimizle heryeri fethediyoruz :))
 
Neum şehri Hırvat toprakları arasında kaldığından ,Neumdan çıktıktan sonra yeniden Hırvatistan topraklarına geçtik..
 
 
 
 
 
 
Yol Mostara doğru kıvrıldıktan sonra solumuzda Neretva nehrini görüyoruz..
Neretva Nehri ,Mostar köprüsünün üzerinde yer aldığı,230 km uzunluğunda,küçük bir bölümü Hırvatistan topraklarında bulunan Adriyatiğin en önemli nehridir.Neretva Nehri Bosna Herseğin ve Hırvatistanın su kaynağıdır..Neretvanın suyuyla beslenen vadilerde onlarca çeşit meyve ve sebze yetiştiriliyor..
Akdeniz ikliminin etkisi altında olan bölgenin ,narenciye bahçelerini seyrede seyrede Metkoviç sınır kapısına geliyoruz..
 

 
Tırların,özel araçların ve otobüslerin kuyrukta olduğu Metkoviç sınır kapısı ilk başta gözümüzü korkutsada, rehberimizin ve şöförümüzün uğraşlarıyla 10 dk bile beklemeden Bosna Hersek topraklarına yeniden merhaba dedik..

Bosna Hersek topraklarına geçtikten sonra Mostar yolu üzerinde bulunan Poçitel köyünde 2. molamızı veriyoruz..
Poçitel Köyü Neretva nehrinin kıyısında bulunan ,dağın eteğinde kurulmuş,UNESCO'nun dünya mirası listesine girmiş bir Osmanlı Köyü ...
 

 
1 saat sürücek Poçitel gezimiz için fazla oyalanmadan, taş merdivenlerden düşme tedirginliğiyle yavaş yavaş ilerleyerek, köyü keşfe çıktık...
İyi bir gözetleme merkezi olup 415 yıl Osmanlı egemenliğinde olan köyde ,Türk izleri oldukça yaygın..Cami ,hamam,medrese gibi yapılar mevcut..
Merdivenleri çıkarken sağ tarafımızda kalan Hacı Ali Camiinde biraz soluklandık..Caminin içerisinde bulunan Türk bayrağı 415 yıllık Türk egemenliğinin en güzel göstergesiydi..90'lı yıllarda yaşanan savaşta büyük hasar gören Hacı Ali Camii UNESCO tarafından onarılırak bugünkü haline kavuşmuş..
Köyün tepesinde Hırvat-Macar Kralının yaptırmış olduğu kale bulunuyor....
 
Köyde binalar, sokaklar ,merdivenler hatta çatılar bile taştan yapılmış..Önünden akan nehriyle ,daracık sokaklarıyla, taş evleriyle, heryerde karşınıza çıkan Nar ağaçlarıyla, insanın içini sıcacık yapan bir köy.. 



 
 

 

 

 






Hatıra olsun diye poçitelden eve kadar taşıdığım narım :)
 
 Poçitel köyünden sonraki durağımız Mostardı..Resimlerle postum uzadıkça uzadığından ve sizleride sıkmak istemediğimden Mostar için ayrı bir post hazırlayıp sizlerle paylaşıcam..
 
Herkese bol gülümsemeli, hayırlı haftalar diliyorum..

24 yorum:

  1. tek kelimeyle harika, iyi ki gitmişsiniz...
    O kokuyu çok iyi bilirim, yurt dışında yaşamaya başladığım ilk günlerde kabusumuz olmuştu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim:)
      ben 3 gün zor dayandım valla..birde sanki üstüne siniyor insanın ve hiç çıkmıyor ..sürekli kokuyorum diyip dolaştım..:)

      Sil
    2. www.ucakbiletiks.com ailesi olarak gezilerinizde iyi eğlenceler dileriz.

      Sil
  2. Keyifle okunan bir paylasim, ve cok guzel resimler..tesekkurler diyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben teşekkür ederim:)
      kocaman sevgiler..

      Sil
  3. Ne kadar güzel gezmişsin Sevilcim,beni en çok etkileyen gittiğin yerlerde türk kültürü izlerine rastlaman,ne kadar değişik hissetmişsindir.Dubrovnik iyice merak ettiğim bir yer oldu.İlkbaharda gidebilsek keşke.Yazın çok güzel bir rehber,ellerine sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet canım bambaşka bir ülkede türk izlerine rastlamak insanı gerçekten cok mutlu ediyor..zaten birde oakdar cok türk vardıki kendimi türkiyenin başka bir şehrine gitmişim gibi hissetim :)
      inşallah canım gidersiniz sizde ..eger gezmek isterseniz ilkbaharda gidin yazın cok sıcak olur oraları ama tabi denize girme imkanınız olur yazında..

      Sil
  4. Canım çok güzel anlatmışsın. Gidesim geldi gerçekten.
    Fotoğraflarda çok güzel canım.
    Oralarda gezmişiz gibi hissettim
    Sevgilerimle canım benim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim hayatım :)
      çok öpüyorum seni..

      Sil
  5. canım bu resımlerde cok guzel cok begendım her gordugumde mutlaka gıtmelıyız bızde dıyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim canım benim..inşallah sizde gidersiniz ilk fırsatta..çok öpüyorumm..

      Sil
  6. çok güzel kareler çekmişsiniz canım...
    fotolara bayıldım :)))
    gezmiş kadar oldum valla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim şirinem beğendiğine sevindim :))
      kocaman öpüyorummm..

      Sil
  7. Sevillll Tarih çalışıyorum ders olarak bu hafta buralarda bizimdi ya elden gittiklerini okuduk ya yıllarca yine okuyunca hatırladım ah vah ettim bak :) Bir de sen bu güzel resimleri koyunca ne diyim ki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. pınarımmm canım ne isabetli bir yazı yazmışısım ozaman:))tarih dersini bu arada hiç sevmem ama her tarihi mekanı olayları yerlerine götürüp göstererek anlatsalar bayılırımdım :))

      Sil
  8. Ben sana hoşgeldin diyerek başlayayım en iyisi Sevil uzun zamandır blogla ilgilenemiyordum senin postlarını da göremez olmuştum bu fotoğraflı gezi postları çok iyi oldu ihmal etme buraları :)
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hoşbulduk bende sana hoşgeldın diyorum ozaman:))
      sevgilerimle..

      Sil
  9. Benim de hep gitmek istediğim yerler...çok keyifli bir gezi olmus, resimlerde ,mekanlan da hepsi çok guzel.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim beğenmenize sevindim..İnşallah ilk fırsatta sizde gitmek nasip olur..
      sevgiler..

      Sil
  10. öncelikle resimler bir harika
    dubrovnik ve hırvatistan yaklaşık 6 sene önce gitmiştik bizde dubrovnik merkez güzel de hırvatistan beni hayal kırıklığına uğratmıştı eski sovyet zamanından kalma binalar boyaları da döküktü ne bileyim hırvatistan özellikle de zagrep deyince bende nedense karanlık bir ülke izlenimi kalmış

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim beğenmenize sevindim ..
      zagrebe gitmedim ama hırvatıstanın dubrovnıkten sonra splıt sehrınınde cok guzel oludugunu duydum..

      Sil
  11. Sevil'ciğim öyle güzel anlatmış ve fotoğraflamışsın ki gitmiş gibi hissettim kendimi:)) ama elbette görmek bambaşka birşey olmalı. Gezerken mutlu olduğunu da buradan bizler hissettik, hakikatten gidilen yerlerde Türk izlerine, rastlamış olman mutluluk vermiştir. Bundan önceki yayınında da bu yazında da gerçekten gitmiş gibi hissettim kendimi, fotoğraflar çok aydınlatıcı olmuş. Sevgiler :).

    YanıtlaSil
  12. sevil,
    fotoğraflar süper,
    belli ki çok güzel geçmiş tatil:)

    YanıtlaSil
  13. Keyifle okudum gezi postunu,resimler harika değişik kültür ve yerler tanımak görmek harika bir duygu.Paylaştığın için teşekkür ediyorum.Sevgiler:)

    YanıtlaSil